Son bir ayda 100’ü aşkın habere erişim engeli getirildi, uzmanlar uyardı: Otosansür kaçınılmaz

AKP’nin hazırladığı ve muhalefetin “sansür” olarak nitelendirerek tepki gösterdiği sosyal medya düzenlemesinin TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP’li milletvekillerinin oyları ile kabul edilmesinin ardından son bir ayda yüzü aşkın habere erişim engeli getirildi.

1158
Son bir ayda 100’ü aşkın habere erişim engeli getirildi, uzmanlar uyardı: Otosansür kaçınılmaz

AKP’nin hazırladığı ve muhalefetin “sansür” olarak nitelendirerek tepki gösterdiği sosyal medya düzenlemesinin TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP’li milletvekillerinin oyları ile kabul edilmesinin ardından son bir ayda yüzü aşkın habere erişim engeli getirildi. Siber haklar uzmanı Yaman Akdeniz, “Erişim engellerinde artış gözlüyoruz. Basın özgürlüğünü ağır bir müdahaledir” derken; İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu Başkanı Şebnem Ahi, “Tüm bu uygulamalar kişilere ve basına baskı hissettirdiği için otosansür de kaçınılmaz sonlarından biri olacaktır” diye konuştu.

Sosyal medya düzenlemesinin geçtiğimiz aylarda getirilmesi ile beraber Cumhuriyet, Oda TV, BirGün, Sözcü, Evrensel gibi gazetelerin haberlerinin çoğunlukta olmasının yanı sıra birçok internet sitesinin haberlerine erişim engeli getirildi. Ayrıca Ceza Hukukçusu ve avukat Dilek Ekmekçi’nin de 97 tweetine ve twitter hesabına erişim engeli getirildi. Konu ile ilgili siber haklar uzmanı Yaman Akdeniz ve İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu Başkanı Şebnem Ahi gazetemize açıklamalar yaptı.

‘AĞIR BİR SANSÜR YAPTIRIMI’

Yaman Akdeniz:

Erişim engeli kararlarında sayısal olarak karşılaştırma yapmak daha zor olmakla birlikte bir artış olduğunu gözlüyoruz. Sosyal medya yasası ile birlikte Sulh Ceza hakimliklerine içeriklerin kaldırılması yetkisi ve yaptırımı verildi. Dolayısıyla bu yaptırım daha ağır bir yaptırım olması ile birlikte etkili olduğunu da görmeye başlıyoruz. Çünkü içerik sağlayıcıları Cumhuriyet, Sözcü, Tele1 gibi diğer yayın kaynakları bu kararları aldıktan sonra belli bir süre sonra ki 4 saat gibi kısa bir süre verilmiş yayından kaldırılması talep ediliyor. Dolayısıyla hiçbir yargılama yapılmadan, karşı tarafın hukuki görüşü alınmadan haberi dahi olmadan kamuoyunu yakından ilgilendiren haberlerle ilgili erişim engellenmesi ve yayından kaldırılması kararı veriliyor. Ağır bir sansür yaptırımı olarak karşımıza çıkıyor. Basın özgürlüğünü ağır bir müdahaledir. Erişimi engeli kararlarına baktığımızda kamuoyunu ilgilendiren yolsuzluk, bazı şirketlere verilen vergi avantajları ile ilgili yani sıklıkla hükümete yakın olan kuruluşların lehine verilen kararlar. Ve özgürlüğün tartı yapılmadan sıklıkla hakimler tarafından nedenleri açıklanmadan erişim engeli kararı veriliyor. Bu kararlar Twitter, Facebook gibi sosyal medya platformlarına da gönderiliyor. Bu kararların bazılarını uyguluyorlar bazılarını uygulanmıyor bu platformlar. Zaten bu yüzden bu platformların Türkiye'ye getirmeye çalışıyorlar.

‘OTOSANSÜR KAÇINILMAZ SON OLACAK’

İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu Başkanı Şebnem Ahi:

Sosyal ağ düzenlemesinde Türkiye’de temsilci bulundurma, ya da istenenleri yerine getirmeyen ağ sağlayıcılar için yüzde 90’a kadar bant daraltma gibi ‘sansür’ girişimleri var. Fakat asıl sorun erişim engelleme kararlarını vermeye yetkili olan ve kararlara itirazı incelemeye yetkili olan merciin sulh ceza hakimlikleri olması. Zira bu hakimlikler de, karar konu kişi ünlü bir siyasetçi, bir politikacı, hükümete yakın bir iş adamı veya bir inşaat firması olunca erişim engelleme taleplerinin hemen kabul edildiği veya itirazların direk reddedildiği, ancak karara konu olayın sıradan bir vatandaş olması durumunda hakimliklerin zaman zaman - keyfi olarak - gerektiği halde erişim engelleme kararı vermediği, özel hayatın gizliliği ihlal olsa dahi olayı eleştiri olarak gördüğü durumlar var. Buna karşın bir haber içeriği, özel hayatın gizliliği ihlal gerekçesiyle ünlü bir siyasetçi hakkında ise gecikmeksizin engellenebiliyor. Kaldı ki haber sitelerine sansür, Anayasaya da haber alma özgürlüğü bakımından aykırı. Diğer yandan sadece beraberinde sansürü getirmekle kalmayıp,  tüm bu uygulamalar kişilere ve basına baskı hissettirdiği için otosansür de kaçınılmaz sonlarından biri olacaktır. Bu en nihayetinde ifade özgürlüğünün olmadığı bir ortam endişesi yaratacaktır ve bu da en sonunda yine uluslararası anlamda duruşumuzu zedeleyebilir.


Kaynak: Cumhuriyet
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.