Hekimi hasta bakarken gözaltına aldıran Hakim Hakkında Basın Açıklaması!

NTV Haber'den Melike Şahin'in haberinde yer alan iddiaya göre, İstanbul'da hasta yakını bir hâkim, tartıştığı doktoru poliklinikte hasta bakarken gözaltına aldırttı.

1564
Hekimi hasta bakarken gözaltına aldıran Hakim Hakkında Basın Açıklaması!

İddiaya göre, olay İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kanuni Sultan Süleyman Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'nde yaşandı. Beyin ve Sinir Cerrahı Dr. Suna Dilbaz beyin fıtığı ameliyatı ettiği hastayı odasında kontrol ettikten yarım saat sonra polikliniğe doktor geldi. 

NTV'den Melike Şahin'in haberine göre, yaşanan olayı anlatan Dr. Dilbaz, hastayı tedavi etmek amacıyla odaya girdiği sırada hasta yakınının yattığını, kendisinden toparlanmasını rica ettiğinde "Allah Allah ne yapacağız yani, kalkacak mıyız, oturacak mıyız" dediğini ifade ederek hakaretlere rağmen hastanın tedavisini tamamladığını anlattı.

Yaşanan tartışmanın ardından poliklinikte görevi başındayken acil olarak karakola götürülmesi gerektiği konusunda telefon alan Beyin ve Sinir Cerrahı Suna Dilbaz ifade vermek için yaklaşık 3 saat bekledi. O karakolda beklerken hastaları da onu bekliyordu. Doktor da daha sonra hâkim olduğunu öğrendiği kişiden şikayetçi oldu.

İstanbul Tabip Odası olayı protesto etmek ve görevi başında katledilen Dr. Ekrem Karakaya’yı anmak için hastane önünde basın açıklaması düzenledi.

Türk Nöroşirürji Derneği: Sürecin yakın takipçisi olacağız

Olayın ardından Türk Nöroşirürji Derneği de konuya ilişkin basın açıklaması yaptı.

Türk Nöroşirürji Derneği’nin açıklaması şöyle:

"Bugün kamuoyuna yansıyan, değerli meslektaşımız Dr. Suna Dilbaz’a yapılan hukuka ve insan haklarına aykırı muamele ile ilgili bir açıklama yapma ihtiyacı doğmuştur.

Dr. Suna Dilbaz tarafından ameliyat edilen hastanın taburculuk viziti esnasında, hakim olduğu daha sonra öğrenilen, refakatçi ile aralarında geçen konuşmadan sonra poliklinik hizmeti vermekte iken polis zoru ile ifadesinin alınması amacıyla emniyete götürülmüştür. CMK 145. maddesine göre ifadeye çağrılmak davetiye ile gerçekleşir. Bu davetiyede kişinin çağrılma nedeni açık bir şekilde yer almaktadır ve kişinin ifadeye gelmemesi halinde zorla getirileceği ifade edilmektedir. Gerçekleşen olayda Dr. Suna Dilbaz’ın ifadeye çağrılıp gitmemesi şeklinde bir durum olmamasına rağmen polis marifetiyle iş yerinden alınmıştır. Randevulu hastaların mağdur olduğunu beyan etmesine, görevli kamu çalışanı olduğunu belirtmesine ve ifadesinin alınmasını istemesine rağmen 2,5 saat süreyle bilgi verilmeksizin bekletilmiştir.

CMK 147. maddesine göre “Şüpheli veya sanığın kendisine yüklenen suç anlatılır.” ifadesinden yola çıkarak, isnadın ne olduğunu bilmek şüpheli için bir haktır. Dr. Suna Dilbaz’a şikayetçinin kimliği, bilgileri, suçunun ne olduğu anlatılmamış ve yasal haklarını kullanması engellenmiştir. Soruşturma tamamlanıp, hüküm kesinleşene kadar kişi kesinlikle suç işlemiş gibi hareket edilemez. Buna karşılık meslektaşımıza ifade sürecinde suçlu muamelesi yapılmış, masumiyet karinesi ihlal edilmiştir.

Yasa uygulayıcıların, yasaları keyfiyet içinde ve menfaatlerine uyacak biçimde kullanarak suistimal etmeleri Türkiye Cumhuriyeti yargısına ve adalet sistemine zarar vermekte ve güvenilirliğine gölge düşürmektedir. Yetkili mercilerin söz konusu uygulamayı yapan yargı mensubu hakkında, bu ve benzeri utanç verici olayların tekrarlanmaması için gerekli işlemleri başlatacağına inanıyor ve sürecin yakın takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.”

Haber: Melike Şahin (NTV Haber 07.07.2023)


Kaynak: Özel Haber
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.